Size bir telefon kadar yakınız
0542 205 50 46
Dil Seçin
trende

TEMİZLİKTE SUYUN ÖNEMİ

17.07.2012
5 görüntülenme

SUYUN SERTLİĞİNİN GİDERİLMESİ

TEMİZLİKTE SUYUN ÖNEMİ

Saf su saydam , kokusuz, tatsız ve renksiz bir sıvıdır. Suyun
içinde bulunan kalsiyum ve magnezyum iyonlarının karbonat ve
bikarbonat, sülfat ve klorür iyonları ile verdikleri bileşikler su
sertliğini oluştururlar.

Bikarbonatlar geçici diğerleri kalıcı su sertliğini ikisi birlikte
toplam su sertliğini oluştururlar .Kaynatmakla giderilebilen sertlik
geçici su sertliğidir.

Su sertliğinin temizlikte başlıca iki olumsuz etkisi vardır.

1.Temizleme maddesinin ziyan olmasına yol açar.

2.Temizlenen yüzeyin görünümün bozulmasına , ömrünün
kısalmasına ve işlevinin ortadan kalkmasına veya azalmasına yol
açar.

SU SERTLİĞİNİN GİDERİLMESİ

KAYNATMA : Sudaki geçici sertlik önlenebilir.Kalıcı sertlik ise
giderilemez.
KİMYASAL YÖNDEN ÇÖKTÜRME :Suya sertlik veren iyonlar havuzda
kimyasal maddeler kullanılarak çöktürülür. Bu amaçla kostik
,sodyum karbonat ve kalsiyum hidroksit kullanılır.
İYON DEĞİŞTİRME : Suya sertlik veren iyonlar reçineler
kullanılarak tutulur.Modern su yumuşatma yöntemidir.
DETERJANLAR

Temizlik işlemlerinde kullanılan deterjanlar kirleri ortamdan
uzaklaştırmak ve temizlik sonrası kullanımlarında iyileştirmeler
yapabilmek için bir dizi kimyasal maddeye sahiptir.

DEZENFEKSİYON :Gözle göremediğimiz mikroorganizmaların çeşitli
kimyasal maddeler (dezenfektanlar ) aracılığı ile yok edilmesidir.

Gıda ile temas eden her tür yer, yüzey ve ekipman uygun temizlik
periyotlarında uygun temizlik ve dezenfeksiyon ürünleri
kullanılarak temizlenip dezenfekte edilmelidir.

Saf su saydam , kokusuz, tatsız ve renksiz bir sıvıdır. Suyun
içinde bulunan kalsiyum ve magnezyum iyonlarının karbonat ve
bikarbonat, sülfat ve klorür iyonları ile verdikleri bileşikler su
sertliğini oluştururlar.
Bikarbonatlar geçici diğerleri kalıcı su sertliğini ikisi birlikte
toplam su sertliğini oluştururlar .Kaynatmakla giderilebilen sertlik
geçici su sertliğidir.
Su sertliğinin temizlikte başlıca iki olumsuz etkisi vardır.
1.Temizleme maddesinin ziyan olmasına yol açar.
2.Temizlenen yüzeyin görünümün bozulmasına , ömrünün
kısalmasına ve işlevinin ortadan kalkmasına veya azalmasına yol
açar.
SU SERTLİĞİNİN GİDERİLMESİ
· KAYNATMA : Sudaki geçici sertlik önlenebilir.Kalıcı sertlik ise
giderilemez.
· KİMYASAL YÖNDEN ÇÖKTÜRME :Suya sertlik veren iyonlar havuzda
kimyasal maddeler kullanılarak çöktürülür. Bu amaçla kostik
,sodyum karbonat ve kalsiyum hidroksit kullanılır.
· İYON DEĞİŞTİRME : Suya sertlik veren iyonlar reçineler
kullanılarak tutulur.Modern su yumuşatma yöntemidir.

Sularin temizlenmesi
Alimentasyon suyu ; kimyasal ,fiziksel ve mikrobiyolojik özellikleri
bakimindan tamamen temiz olmali, yani berrak, kokusuz, renksiz,
sagliga zararli hiçbir madde içermemeli ve içinde patojen hiç
bir madde bulunmamalidir. Iste su içerisinde bulunan yabanci
maddelerin çikartilarak içiminin hos bir duruma getirilmesi ve
dezenfekte edilerek sagliga zararsiz bir hale getirilmesi için
uygulanan bir seri isleme suyun temizlenmesi denir. Bu islemlerin
çogu tabiatta bulunan suyun temizlenme faktörleri uygulanarak
yapilmaktadir. Sularin temizlenmesi :
1.Fiziksel temizlik
2.Mikrobiyolojik temizlik (sularin dezenfeksiyonu)
3.Kimyasal bozukluklarin düzeltilmesi
olmak üzere 3’e ayrilir.
I. Fiziksel temizlik
1.Kokunun giderilmesi
En pratik olarak havalandirma ile temin edilir. Sularin fiskiye veya
çaglayan tarzinda veya az miktardaki sularda kaptan kaba
aktarilarak havalandirilmalari ile suya fena koku ve lezzet veren
ve suda yasayan planktonlarin çürümesinden ileri gelen bazi
kokulu gazlarla kükürtlü hidrojen ve karbonik asit giderilebilir.
Fakat bu usul ile endüstri sularindan ileri gelen kokularin ortadan
kaldirmak olasi degildir. Havalandirma isleminde sudaki organik
maddelerde oksitlenirler. Yani suda erimis bulunan Fe ve Mg tuzlari
da kolaylikla okside olarak süzgeçlerle tutulabilecek suda erimeyen
bilesikler haline gelirler.
4Fe(HCO3 )2 + O 2+ H2 O——> 4Fe(OH )2 +CO2
4Mn(HCO3 )2 + O 2+ H2 O——> 4Mn(OH )2 +CO2
Böylece süzülme sirasinda sudan ayrilmalari mümkün olur.
2.Bulanikligin giderilmesi
Sularin ilk temizlik sarti , tamamen berrak olmalaridir. Bunun
içinde temizlenecek sularda ilk yapilacak islem bu sularin
Bulanikliligini gidererek , berrak bir hale getirilmesidir. Suda
suspansiyon halinde bulunan maddelerin sudan uzaklastirilmasi için
su ya kum taneleri 3-4 mm büyüklügünde olan 50 cm kalinliktaki
bir kum süzgecinden bir ön süzmeye tabi tutulur veya büyük
havuzlarda uzun süre dinlenmeye sevk edilerek çökme ile durulmaya
terk edilir. Çok kirli sular ,bir süre dinlendirilir yada akma
hizlari azaltilirsa ,içinde bulundurduklari asili maddeler
yavas yavas çökeltilerek iyilestirilir. Bu çöken maddeler ayni
zamanda önlerine gelen mikroorganizmalari da sürükler.
Bulanikligin giderilmesi için çesitli usuller kullanilir. Bu
usullerden herhangi birisinin seçimi, sularin özelliklerine ve
miktarinin az veya çok olduguna göre degisir.
A. Az miktardaki sularda bulanikligin giderilmesi
1.Kumastan süzme: Bazi bulanik sularda birkaç kat
kumastan süzüldügünde bulanikligi tamamen giderilebilir.
2.Dibe çöktürüp aktarma:
a.Basit usul: Bazi sular bir kap içerisinde
bir süre bekletilmeye birakilirsa kolloidal maddeler dibe çöker
ve üste kalan kisim aktarilarak berrak su elde edilir.
b.Flokulasyon ile çöktürüp aktarma ve süzme:
Flokülasyon bir solüsyonda bulunan kolloidal maddelerin bir araya
toplanip kitle yapmasi olayidir. Bu usul diger vasitalarla
ortadan kaldirilamayan ve suda kolloidal halde bulunan çok küçük
cisimleri birbirine birlestirip ,dibe çöktürerek suyun
berraklastirilmasidir. Bunun için en fazla alüminyum sülfat
veya demir III klorür kullanilir. Bu maddeler sudaki toprak
alkalileri ile karsi karsiya geldigi zaman Alüminyum hidroksit
veya demir III hidroksit meydana gelir.
Al2(SO4)3 + 3CaCO3 + 3H2O                          2Al(OH)3 +
CaSO4 + 3CO2
Bu hidroksitler sudaki kollidlerin elektriklerinin aksi elektrik
yükünü tasiyan birer elektrolittir. Sudaki maddelerin
flokülasyonlarini ve sonra dibe çökmelerini temin ederek suya
renk, koku ve bulaniklik veren kolloidal maddeleri ortadan
kaldirmis olurlar.
Sularin litresine az bulanik ise 15-20 mg., orta derecede bulaniksa
20-30 mg., çok bulaniksa 30-50 mg. alüminyum sülfat konularak
çöktürülmeye birakilir. Çöküntü tamamlandiktan sonra
üsteki su aktarilarak berrak su elde edilir. Ihtiyaca göre 100-500
litre hacminde biri tabanin en çukur yeri hizasinda, digeri
tabandan 25-30 cm yukarida olmak üzere çifte musluklu madeni
kaplardan yararlanilir. Alüminyum sülfat konulan su kaplari
içinde tortunun çökmesi için en az birkaç saat bekletilmelidir.
3.Gözenekli süzgeçler: Bunlar içinden geçirildikleri
suyun pislik ve mikroplarini gözenekleri arasinda tutarak suyu
süzen vasitalardir. Birçok çesitleri vardir. 24 saate 30 litre
kadar suyu süzebilirler. Bu süzgeçler bir müddet çalistiktan
sonra bosluklari tikanir,gözeneklerde tutulmus olan
mikroorganizmalar ,buralarda birikmis olan organik maddeler içinde
üreyip çogalirlar. Bir zaman gelir ki sular süzgece girdiklerinden
daha kirli ve mikroplu olarak çikmaya baslar. Bu yüzden
süzgeçlerin sik sik temizlenmesi gereklidir.
B.Büyük miktardaki sularin bulanikliginin giderilmesi
Bu sularin bulanikliginin giderilmesi iki safhada yapilir.
Birinci, safhada suyun kaba bulanikligi alinir. Ikinci safhada
tamamen berraklastirilir.
II.Mikrobiyolojik temizlik (Içme sularinin dezenfeksiyonu)
Bu safha sularin temizliginin en önemli safhasidir.
Sularda mevcut hastalik yapan patojen bakteri ile suya renk, koku ve
tadini bozan organizmalarin imha edilerek suyun güvenle
içilebilmesi için yapilan isleme sularin dezenfeksiyonu denir.
Sulardaki patojen mikroorganizmalari öldürmek için fiziksel ve
kimyasal yöntemler kullanilir.

Fiziksel yöntemler
1.Isi ile: Su 100°C’de 10 dakika kaynatilirsa içinde
ki su epidemilerine neden olabilecek bütün mikroorganizmalar ölür.
Kimi sporlu mikroorganizmalar bu isi derecelerine dayanirsa da
bunlarin hijyen bakimindan bir önemi yoktur. Kaynatma usulü her
yerde ve sartta kolayca uygulanabilecek basit bir usuldür. Kisi ve
aile gereksinimleri için elverisli ise de büyük insan
topluluklarina uygulanmasinda bazi güçlüklerle karsilasilir.
Ayrica kaynamis suda gazlarin uçmus olmasi nedeniyle lezzetinin
bozulmasi ve bu sularin sogumasi için uzun bir zaman beklemek
zorunlulugu da sakincalari arasindadir. Bununla beraber kaynatma ,
özellikle epidemi zamaninda tam bir güvenle uygulanacak su temizleme
yöntemidir.
2.Ultraviole isinlari ile: Ültraviyolenin
mikroorganizmalar üzerine öldürücü etkisi çok fazladir.
Özellikle dalga uzunluklari 2500-2900 A. arasinda bulunan
ültraviyole isinlari en kuvvetlidir. Fakat günes
isinlarinin ültraviyole etkisi pratikte pek bir yarar saglamaz.
Ancak bu amaçla yapilmis çesitli sistemler (Nogier ve Lacarriere
lambasi) mevcuttur. Asiri derecede bulanik sular isinlari
absorbe edeceklerinden mikroorganizmalarin üzerine etkilerini
engeller. Suyun lambaya uzakligi ve lambanin önünde kalis
süresi önemlidir. Ultraviolenin etkisi suyun isinlanmasindan
sonra bir süre devam ettiginden ,bu etkiden yararlanabilmek için
sulari hemen kullanmamalidir.
B.Kimyasal yöntemler
Sularin dezenfeksiyonu için en çok kimyasal yöntemler kullanilir.
Kimyasal maddelerin sudaki mikroorganizmalar üzerine etkisi yüksek,
ucuz, uygulama tarzlari kolaydir. Sularin dezenfeksiyonu için
kullanilacak maddeler asagidaki özellikleri tasimalidir.
a.Insan sagligina hiçbir zararli etkisi
bulunmamalidir,
b.Sudaki patojen mikroorganizmalari belirli zamanda
öldürdügü deneylerle ispatlanmalidir,
c.Suyun organoleptik niteliklerini belirgin bir sekilde
bozmamalidir,
d.Çabuk sonuç vermelidir,
e.Basit bir teknikle uygulanabilmelidir.
Suyun dezenfeksiyonu için kullanilan kimyasal maddeler
1.Ozon
Ozon  oksijenin bir hali olup çok aktif oksidan ve çok kuvvetli
bakterisit bir gazdir. Diger bütün dezenfektanlardan üstünlügü
vardir. Fazlaligi zararli degildir. Ozonu sudan uzaklastirmak
için havalandirmak yeterlidir. Ozon organik maddeler varliginda
yeniden oksijen olmak üzere üçüncü atomunu birakarak organik
maddeleri oksitler. Bunu yaparken de bakterileri parçalar. Organik
maddelerin oksidasyonu ,bakterilerin sonradan gelismesini de
olanaksiz duruma getirir.
Ozonun aktif olmasi için fazla demir ve albüminli maddeler içeren
berrak olmayan bir suya ilave edilmemelidir. 0.5-1.0 mgr/ml hesabi ile
suya ilave edildikten sonra iyice karistirilir ve 10 dakika sonra
suda ozonun varligi rengi maviye çeviren sodyum iyodürlü ve
nisastali reaktif yardimi ile denetim altinda bulundurulur.
Ozonlama genellikle iki asamada uygulanir. Birinci asamada ozanizör
veya ozonör denilen cihazlarla ozon elde edilir. Ikinci asamada ise
elde edilen ozon ozonlama kolonlarinda su ile karistirilir.
Ozonizörler elektrikle çalisan birbirlerinden belirli bir
uzaklikta bulunan,kivilcim meydana gelmesi için üzeri cam veya
mika ile izole edilmis iki alüminyum elektrota sahip cihazlardir.
10.000-20.000 voltluk elektrik akimi geçen elektrotlar arasindan
kuru hava geçirilerek havanin oksijeni ozon haline getirilir.
Böylece elde edilen ozonlu hava ozonizörün ozonlama kolonlarina
sevk edilir. Kolonun alt tarafindan ozonlanacak su ile birlikte giren
ozonlu hava küçük kabarciklar halinde suya karisarak kolonun
üstünden çaglayan seklinde düserken fazla ozonunu da birakarak
dezenfekte edilmis sekilde çikar.
Ozonun üstünlükleri oldukça fazladir.10 dakikada çabuk bir
dezenfeksiyon saglar,suya hiçbir lezzet bozuklugu vermez ve
zararsizdir.Bakterisit etkisi klordan 10 kat daha çabuktur. Spor ve
kistlere karsi klordan daha etkilidir.
2.Iyod
Sicak ülkelerde uygulanir. Bakterileri ve protozoerleri yikimlar.
Dogus halinde bulunan iyodun yüksek bakterisit etkisinden
yararlanilir. Bu yöntem uygulanacak sularin berrak olmasi,
önceden süzülmesi gereklidir Bir litre suya 15 mg. sodyum iyodat
(NaIO3) ve 100 mg potasyum iyodür (KI) ile iyodun açiga
çikmasini saglamak için 100 mg tartarik asit ilave edilerek 20
dakika dezenfeksiyonun olabilmesi için beklenir. Sonra fazla iyot 110
mg.sodyum hiposülfit ile nötralize edilir. Bu uygulamada iyot
çinko,saç ve tahta kaplara tesir ettigi için cam veya emaye kaplar
tercih edilmelidir. Piyasada bu amaç için özel preperatlar
bulunmaktadir. Bu yöntem kisisel gereksinimler için uygulanir.
3.Potasyum permanganat
Özellikle kolera salginlarinda etkilidir. Bulanik sularda da
uygulanabilir. Suyun lezzetini degistirmez. Kürar ve striknin gibi
zehirlerin etkilerini nötrlestirebilir. 1 litre suya 0.06 gr hesabi
ile kullanilir. Su koyu menekse rengi alir. 15 dakika
bekletildikten sonra ayni miktarda sodyum tiyosülfat ilave edilerek
rengi giderilir. Süzüldükten sonra berrak,renksiz ve temiz bir su
elde edilir.
4.Klorlu kireç (Kireç kaymagi , javel suyu , kalsiyum hipoklorit)
Sularin yukarida anlatilan kimyasal maddeler ile dezenfeksiyonu
olasi ise de genis insan topluluklarinin ihtiyaci olan suyun
dezenfeksiyonu için en uygun kimyasal madde KLOR’dur.Klor,1774
yilinda Scheele adli Isveçli bir kimyager tarafindan
bulunmustur. 1904’de Houston tarafindan ilk defa Lincolin’de içme
sularinin dezenfeksiyonu için kullanilmistir. Klor
sarimsi-yesil renkte havadan 1.5-2.5 defa daha agir,keskin kokulu
iritan bir maddedir. 1 litre sivi klorun 455 litre gaz olusturdugu
kabul edilmektedir.           Klorun bakterisid etkisi fiziko-kimyasal
bir olaya dayanmaktadir. Klor mikroorganizmalarin membranina etki
yaparak ,buradaki proteinlerin yapisinda bulunan aminoasitlerden
kloraminler meydana getirmek suretiyle mikroorganizmalarin çogalma
ve gelismelerini önler.
NH 3 + HOCl <————-> NH2Cl + H2O
NH2Cl + HOCl <——–> NHCl2 + H2O
NHCl2 + HOCl <——–> NHCl3 + H2O
Etkisi daha fazla olursa hücrenin albüminlerinin kolloidal durumunu
bozarak ölüme neden olur.Ancak etki az ve mikroorganizma tamamen
ölmemis ise ,hücre az sonra kendisi ile birlesmis kloru
çikartir. Tekrar yasam faaliyetlerini sürdürür. Bu nokta çok
önemlidir. Klorun sudaki etkisi üç safhada olur :
1.      Klor suda bulunan organik ve inorganik bir kisim maddeyi okside
eder
2.      Organik ve inorganik bir kisim madde ile kimyasal olmamak üzere
birlesir,onlari klorüre eder.
3.      Bütün bu birlesmelerden geri kalan klor mikroorganizmalar
üzerine bakterisid etki gösterir.

Klorlamada etkisi olan faktörler
1. Organik ve inorganik madde miktari: Suda klorla
okside olabilen ve onunla fizik bir birlesme yapabilen organik ve
inorganik bilesiklerin miktarlari, suya katilacak klorun
miktarinin belirlenmesinde çok önemlidir.
2.Suyun sicakligi: Sicaklik arttikça klorun
etkisini çabuklastirir.
3.Karistirma: Klorun su ile iyice
karistirilmasiyla yiginlar halinde bulunan bakteriler
dagilarak klorun etkisiyle daha fazla karsi karsiya
birakilmis olurlar.
4. Berraklik: Sularin berrak olmasi da etkiyi
kolaylastirir. Su berrak olmaz ise klorlamadan sonra klorun koku ve
lezzeti uzaklastirilamaz. Bulaniklik yapan cisimler hem fazla klor
harcanmasina neden olur ve hem de mikroorganizmalari klorun
etkisinden saklayarak güvenligi bozar.
5.Süre :Suya konulan klorun mikroorganizmalari
öldürmesi için gerekli olan süre en az yarim saattir. Bu nedenle
klorlanmis su en az yarim saat bekletilmelidir.
6.Ortamin pH’si:  pH 7’nin altina düstükçe klorun
etkisi artar. Özellikle organik maddeleri az olan sularda pH 6-6.5
arasinda koku ve lezzet vermeyecek kadar az bir klorla suyu 10-15
dakikada tamamen sterilize etmek bile olasidir. Aksine pH
yükseldikçe klorun etki süresi gecikir ve etkisi azalir.
Sularin klor ile dezenfeksiyonunda bu faktörler dikkate alinarak
yeterli klor orani saptanabilir. Özellikle sudaki klorla
birlesebilen maddeler, ilave edilen kloru önce absorbe ederler ve
tutulan klordan sonra serbest kalan klor mikroplarin üzerine
bakterisit etkisini yapabilir. Serbest klorun suda artmaya
basladigi bu noktaya break point denilir.
Sularin klor ile dezenfeksiyon yöntemleri
1.Basit klorlama: Suda patojen mikroorganizmalari
öldürecek fakat koku ve lezzet bozuklulugu vermeyecek ölçülü bir
oranda gaz klor veya serbest klor verebilen klorlu bir madde ile
yapilan dezenfeksiyondur. Basit klorlamada amaç, suyun güvenli bir
sekilde dezenfekte edilmesi ve bütün dezenfeksiyon bittikten sonrada
suda artik serbest klor kalmamis ve suyun koku ve lezzetinin
bozulmamasini saglamaktir. Klor suya katildiktan 10 dakika sonra
,serbest kalan klor miktarinin litrede 0.50-0.75 mg olarak
ayarlanmasi gerekir. klor miktari fazla olursa suda klordan ileri
gelen bir koku hissedilir. Az miktardaki koku havalandirma ile , fazla
miktardaki ise sodyum hiposülfit gibi anti klor maddelerle
uzaklastirilabilir. Fakat koku klorun organik maddelerle
birlesmesinden ileri geliyorsa bu durumda amonyakli klorlama veya
superklorasyon tercih edilir.
2.Superklorasyon  ve nötralizasyon: Emniyetle dezenfeksiyon
yapabilmek için, suya klor tutucu cisimlerin absorbe edebilecekleri
miktardan çok daha fazla klor ilavesine superklorasyon ve
dezenfeksiyondan sonra fazla kalan klorun nötrlestirilmesine de
nötralizasyon denir. Superklorasyonda suyun litresine 5-10 mg. hesabi
ile yüksek miktarda aktif klor konulur. 30 dakika bekletildikten sonra
suda kalan fazla klor ,aktif kömürden süzülerek uzaklastirilir.
Aktif kömür ayni zamanda suya koku ve degisik lezzet veren diger
maddeleri de uzaklastirir. Diger bir yöntemde de antiklor madde
olarak sodyum tiyosülfat kullanilir.
3.Amonyakli klorlama: Önce suya amonyak ve ardindan klor
ilave edilerek amonyakla klorun birlesmesinden meydana gelen klor amin
ile mikroorganizmalari öldürmektir. Bu yöntemin iki üstünlügü
vardir.
·      Sadece klor ile yapilan dezenfeksiyonda, klorun organik maddeler
veya diger yabanci cisimlerle yapmis oldugu birlesmelerden
meydana gelen kokunun söz konusu olmamasi,
·      Kloramin’in kalici ve devamli etkisi seviyesinde suyun sonradan
mikroorganizmalarla kontamine olmasi halinde mikroorganizmalarin
yasayamamasidir.
Basit klorlamada 2-3 saat sonra suda klor kalmadigindan, sonraki
bulasmalarda mikroorganizmalar tehlike olusturabilir. Bu yöntemde
suya önce amoniatör denilen aletlerle sonradan konacak klorun
1/2-1/5’i kadar amonyak konulur. Su ile amonyak iyice
karistirildiktan sonra gaz klor veya klor bilesiklerinden biri
ile klorlanir. Etki süresi suyun pH derecesine göre (suyun pH’si
7.5’tan asagi olmamalidir) 0.5- 2 saattir.
Dezenfeksiyonda kullanilan klor bilesikler
Sivi klor ; Gaz halindeki klorun basinçta
sikistirilmasiyla elde edilir. Çelik tüplerde muhafaza edilir.
Bunlarin kullanilmasinda özel sistemlere gerek duyulur. En ekonomik
sistem sivi klorla yapilan sistem olmasina ragmen her hangi gaz
kaçaginda tesisi çalistiran personelin zehirlenme olasiligi
nedeniyle çok dikkatli kullanilmasi gerekir.
Gaz klor: Büyük sehir merkezlerinde klorlamada en
fazla gaz klor kullanilmaktadir. Basinçla sivi haline getirilmis
klor çelik tanklarda saklanir. Suya ilave edilmek için basinç
kaldirilarak gaz haline getirilir ve bundan bir ana solüsyon
hazirlanir.
Peroxde de chlor (ClO2): Keskin ozon kokusunda , kuvvetli
oksidan bir gazdir. Sodyum klorat üzerine HCl  etki ettirilerek elde
edilir. Suda uzun süre koku ve lezzetinin kalmasindan ve madeni
kaplara etkisi nedeniyle pek fazla kullanilmaz.
Hipoklorit’ler: En fazla saf toz veya solüsyon halinde
kullanilan kalsiyum hipoklorittir (CaOCl2). Kireç kaymagi ismi ile
taninan bu madde kireç üzerinden klor gazi geçirilerek elde
edilir.
Ca(OH)2 + Cl2®  CaOCl2 + H2O
Bilesiminde %35 kadar klor vardir. Fakat havanin rutubetini çekerek
sulanir.Aktivitesini kaybeder. Bu nedenle renkli siselerde ,nemsiz
ortamlarda ,agzi gayet iyi kapatilmis olarak saklanir. Toz ve
tablet halinde bulundugu gibi solüsyon halinde “javel suyu”
adiyla ticarette satilmaktadir.
III. Sularin kimyasal bozukluklarinin düzeltilmesi
Sularin geçtikleri toprak tabakalarindan eritip aldiklari kimyasal
maddelerin bazilari ,vücut gereksinimini saglamalari nedeniyle
çok faydali olduklari halde diger bir kismi,suyun organoleptik
niteliklerini bozar, su tesislerinde veya kullanim sahalarinda teknik
ve ekonomik sakincalar dogurur veya dogrudan saglik için zararli
olabilir. Diger taraftan sular ,tesisattan ve içinde bulunduklari
kaplardan endüstri atik ve artiklarindan zehirli maddeler
karisabilir yahut savas ve cinayet vasitasi olarak
karistirilabilir. Iste böyle sularin kimyasal olarak
düzeltilmesi gereklidir.
Agressiv sular: Bulunduklari kaplar veya geçtikleri
borularin minerallerini eriterek asindirici etki ederler ve
erittikleri minerallerin cinsine göre zehirli olurlar. Yumusak sular
tatsiz ve yavan olur. Öte yandan kalp, damar ve troid
hastaliklarina neden olurlar . Doga sartlarinda sulara agressivite
veren etken özellikle CO2 ‘dir. Bulunduklari kaplar ve geçtikleri
borularin minerallerini eriterek korozyona neden olarak, erittikleri
minerallerin cinsine göre zehirli olurlar. Yüksek çözgenlikleri
temas ettikleri bakir, çinko, kadmiyum, gibi toksik metalleri
çözerler ve bu maddeleri içerirler. Kalsiyum ve magnezyum
bikarbonatlari sularda CO2  ile denge halinde bulunurlar. Yüksek CO2
derisimine sahip yumusak sular kireç tasina karsi agresiftir.
Böyle sularin özel kaplarda iletilmesi veya CO2 ‘in ortadan
kaldirilmasi gereklidir. Bunun için;
1.Su havalandirilir veya buharla isitilir.
2.Böyle sular kireç veya magnezyum ilave edilir.
3.Kireç magnezyum vererek veya su mermer parçalardan
geçirerek CO2 doyrulur.
Tuzlu sular : Sularda fazla tuzu gidermek için elektrosmoz ve
distilasyon metotlari kullanilir. Sularda yapilan kimyasal
analizler, erimisler gazlar,içerdikleri organik madde parçalanma
ürünleri olan nitrat, nitrik, ve amonyak, mineral maddeler,
pestisitler, radyoaktif serpintiler ve sertlik derecesinin tespit
edilmesi amaçlariyla yapilir. Erimis gazlardan daha çok oksijen
karbondioksit ve serbest klor saptanir. Oksijen saptanmasinda Wingler
metodu kullanilir. Suda organik madde arttikça oksijen orani
azalir. Temiz sularda litrede 2 ml 6 ml arasi olmalidir. Serbest
klor su içinde gaz halindeki erimis olarak bulunur.
Suyun özellikleri
a. Topografik anket
Suyun bulundugu yerde topragin yapisi ve suyun akisi
,toplanisi,derinligi vb. kaynaklarinin genel ve özel nitelikleri
bir anket seklinde incelenip degerlendirilmelidir.
b. Epidemiyolojik anket
Suyun daha önce bir salgin hastaliga neden olup olmadigi
arastirilmali ve bu konuda bir sicil tutulmalidir.
c. Teknik anket
Suyun kaynaginin gerekli ihtiyaci karsilayip
karsilamayacagi arastirilmalidir.
d. Lâboratuar analizleri
Sularin gerçek nitelikleri ,temizlik ve kirlilik dereceleri ancak
suyun fiziksel, kimyasal ve bakteriyolojik analizleri ile olasidir .
Iste yukaridaki anket ve islemler ayni zamanda incelenip
degerlendirildikten sonra suyun hijyenik kalitesi hakkinda bir
hüküm verebilir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.